Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı


t.ogren-sen.com > Ekonomi > Evraklar
HAYALLER VE GERÇEKLER

Hikayesi

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı kilitlidir, pencere yoktur ve Mustafa neden orada olduğunu bilmemektedir.

Mustafa, henüz çocukluğunda annesini kaybetmiş ve bir inşaat ustası olan babasının işkencelerine tek başına katlanmaya başlamıştır. Her gün dayak ve baskıyla büyüyen Mustafa liseye başladığı sırada artık dayanamayıp evden kaçmış ve kendi hayatını kurmaya karar vermiştir. Bir an önce babasını yenmek düşüncesi ve hayata karşı olan hırsı ona sevgiyi unutturmaya başlamıştır. Artık bencilce içine kapanmış ve tek arkadaşı Selim’i de sonunda kaybetmiştir. Artık onun için tek çare, derslerinde başarılı olmak ve iyi bir iş sahibi olarak çok para kazanmaktır. Böylelikle babasını bulup intikamını alabilecektir.

Üniversite sınavında başarılı olur ve inşaat mühendisliğini kazanır. Üniversiteyi de yüksek bir dereceyle bitirir ve iyi bir şirkette işe başlar. İş yaşamındaki hırsı da onu zirveye taşımakta gecikmez. Bütün olanaklar(silahlar) tamamlanmışken artık babasını bulma ve onu yok etme zamanı gelmiştir.

Uzun arayışlardan sonra babasını bir ruh sağlığı hastanesinde terkedilmiş olarak bulur. Onu gördüğünde çok şaşırır. Çünkü hayattaki en büyük düşmanı, hayatta kalma sebebi, artık çökmüş, yok olmaya yüz tutmuştur. Bir süre sonra babası hasta bakıcıların şiddetine maruz kalarak ölür. (Ya da öyle sanılmaktadır.)

Bütün bu olaylar ve babasının ölümü neticesinde hayata yeniden bağlanmaya çalışan Mustafa, babasının adına bir ruh sağlığı hastanesi yaptırır. Ve bir gün gözlerini bu hastanenin, kapısında üç kilit bulunan, bir odasında açar.

Mustafa iş hayatında yükselirken bir barda tanıştığı Nihan’la evlenir. Mustafa’nın her şeyini sunduğu bu kadın elindekiyle yetinmeyi bilmez. Holdingde halkla ilişkiler müdürü olan Nihat’la yakınlaşır. Birlikte bir plan yaparlar: Mustafa’nın bir akıl hastası olduğunu iddia edecekler ve bütün mal yönetimi eşi Nihan’a geçecek. Uzun süre içkisine ve yemeklerine ilaç katarak onun halüsinasyonlar görmesini sağlarlar ve zamanı geldiğinde Prof. Dr. Bekir Şahin’le bir anlaşma yaparlar: Mustafa hastanede tutulacak, hakkında sahte rapor düzenlenecek ve bu olay herkesten gizlenecek.

Mustafa gözlerini hastanenin deposunda açtığında karşısına Deli Mehmet çıkar. Mustafa depoya gizlice girip çıkabilen bu delide kendisini görür.
14 erkek, 7 kadın
Yazar hakkında: www.kemaloruc.net

  1. Monolog


MUSTAFA: Orta birinci sınıftayken beni okuldan aldı, bir işe soktu. Çocuktum ama oyun yoktu, oyuncak yoktu. Durmadan çalışıyordum ve o benim kazandığım bütün parayla içki içiyordu. İşkenceler hep devam etti. Üzerimde söndürdüğü her sigarada ona olan nefretim biraz daha alevlendi. Epey bir süre gizlice karate çalıştım. Çocuk aklı işte, amacım bir an önce ondan daha güçlü olup onu dövmekti. Baktım bu böyle olmayacak bıraktım karateyi ve gizlice bir okula kayıt yaptırdım. Ortaokulu dışarıdan bitirdim. Lise birinci sınıfa başladığımda kendimi yaşımdan çok büyük hissediyordum ve babamın baskıları beni yıldırmıştı. Artık ona kendimi ezdirmeyecektim. Zaten çok içmekten yavaş yavaş kafayı yiyordu. Topladım eşyalarımı kaçtım evden. Epey bir süre sokaklarda yattım. Sokak çocuklarıyla ahbaplık ettim. Tinerlerini paylaştılar benimle. Sonra bir iş buldum. Bir kafeteryada garsonluk… Oranın deposunda yatmaya başladım, Çok büyük bir hırsla çalışıyordum, hem işte hem de okulda derslerime… Derslerimde çok başarılıydım. Öğretmenlerim üstüme düşerdi. Hoşuma giderdi bu durum. Liseden en iyi notla mezun oldum. Üniversite sınavında çok iyi bir puan alarak inşaat mühendisliğini kazandım. İnşaat mühendisliği… Babam bir inşaat ustasıydı. Ve ben ondan üstün olmalıydım. Üniversiteden de en iyi dereceyle mezun oldum ve hemen iyi bir şirkette çalışmaya başladım. Çok genç olmama rağmen beş yıl içinde bu şirkette iyi mevkilere yükseldim. Yaptığım işler sayesinde çok iyi müşteriler kazandım. Sonra kendi şirketimi kurdum ve eski şirketteki bütün müşterilerimi kendi şirketime çektim. Artık büyük paralar kazanıyordum. Şirket gittikçe büyüyordu ve Çetin Holding’in temelleri atılmaya başlamıştı. Henüz otuz iki yaşındayken Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibiydim. Artık her şey tamamdı ve babamı bulup ondan intikam alma zamanı gelmişti.


  1. Monolog


MEHMET: Diğer çoğu hastalıkta olduğu gibi benimkinin temelleri de çocukluğuma dayanıyor. Hayır, hayır, düşündüğün gibi baskı altında falan büyümedim, şiddete de maruz kalmadım. Bahçesinde onlarca ağaç olan bir evde büyüdüm. Bir sürü arkadaşım vardı ve çok da iyi bir ailem. Şimdi “bütün bunlara rağmen nasıl oldu da kafayı sıyırdın?” diye soracaksın. Peki söylüyorum: Benim hastalığım, insanlara mutluluk vermek… Bakma bana öyle garip garip. Ciddiyim ben. Küçüklüğümden beri çevremdeki herkese bıkmadan, usanmadan mutluluk vermeye çalıştım. Başkaları mutlu olduğunda ben daha da mutlu oldum. Neden diye sorma sakın. Ben gerçek bir insan olmaya çalıştım. Bir de çocukluğumda bir film izlemiştim. Filmde insanları güldürerek tedavi eden bir doktor vardı. Biraz ondan etkilenmiş olabilirim. Düşünsene; çoğu zaman ilaç yok, sadece gülücükler var. Bunu kendime vazife olarak aldım ve büyüyüp kocaman bir adam olana kadar da herkesi mutlu etmeye çalıştım. İnsanların sorunlarını dinlemek ve çözümler üretip bu çözümleri onlara sunmak hoşuma gidiyordu. Hatta biliyor musun öyle güzel bir mutluluk zinciri kurmuştum ki: bir kişinin sorununu başkalarıyla tartışıp fikirlerini alıyor ve en iyi çözümü tekrar o kişiye sunuyordum. Bütün bunları not ettiğim bir defterim bile vardı. Nitekim gel gör ki işler bozulmaya başladı. İnsanlar bir süre sonra bana sırt çevirdiler. Hep gülmek olmazmış. Sorunları da yaşamak, hüznü de tatmak gerekirmiş. Beni her an mutlu görenler artık bana bir uzaylıymışım gibi bakmaya başladı. Aslında onların biraz da haklı olduğunu anladığımda artık çok geçti. Dışlanmıştım. Nasıl ki büyük bunalımlar yaşayanlar deli ilan ediliyorsa hep mutlu olanlar için de aynı şey geçerliymiş.


  1. Monolog


HASAN: (Kendi kendine, sarhoş…) Bok herifler! Ne var sanki sözümden çıkmasanız. İki çimento taşıdınız da sanki kolunuz mu koptu ulan piç kuruları! Haram olsun aldığınız paralar! Ulan bu şişenin de dibi geldi be. Mustafa! Ulan piç neredesin? Bana bira getir dolaptan! Şerefsizler. Geberteceğim hepinizi. Nerede kaldın lan! Getirsene birayı. (Hasan burada sanki küçük Mustafa varmış gibi oynar.) Nerede lan bira? Sen benimle dalga mı geçiyorsun? Seni adam edeceğim ben, sen hiç merak etme. Ben senin ne istediğini biliyorum. Bakma lan suratıma öyle. Bakmasana ulan! Kime diyorum ben ha? (Birkaç tokat atar.) Ağlama lan, ağlama karı gibi. Piç kurusu… Sen de anan gibisin. Her boka ağlardı. Kaltak, öldü de kurtulduk. Ama merak etme seni de ananın yanına yollayacağım. Zırlama lan. İşçilerin hıncını senden çıkarmayayım. Geç, şurada tek ayak üstünde bekle. Uslu durmazsan yine üzerinde sigara söndürürüm. Bu işler böyle işte, ben seni ezmezsem sen büyüyünce beni ezersin. Nasıl da nefret dolu gözlerin… Bak işte böyle olacaksın her zaman. İnsanlardan nefret et. Kimseye güvenme, babana bile… Ben anana güvendim de ne oldu sanki; senin gibi bir piçi başıma bıraktı da geberdi gitti. Katlanamadı tabi, sıkıntıya gelemedi, pes etti. Asla ezilmeyeceksin, düşene bir de sen vuracaksın. Bak bugün inşaatta işçiler sözümden çıktı, ağzını burnunu kırdım ikisinin. Neymiş efendim aile geçindiriyorlarmış da zam istiyorlarmış… Ben sıçmazsam ağızlarına, onlar sıçar benimkine. Ne bakıyorsun lan öyle dik dik? Piç kurusu! Sen de beni mi döveceksin? Gücün yetiyorsa yap bakalım! (Mustafa’ya bir tekme atar.)
*OYUNUN AMACI:


  • Her insan hayatını yenileyebilir.

  • Hayatta hiçbir zaman kendimizi yenilemek için geç değildir.

  • Kişilerin diğer insanları her yönden araştırmayı amaçlamıştır bu oyun.

  • Hiç kimsenin benliğinde tek kişi olmadığını gösterirken, iyinin beslenmesi amaçlanmaktadır.

  • Kişinin, olumlu ya da olumsun anlamda, herhangi bir dış etkiye gerek kalmadan kendisinin değişebileceğini göstermek amaçlanmıştır.



*OYUNUN TEMASI:


  • Hayaller iyidir; yeter ki kötü olmasın.

  • Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir.



*YER:
Çatalca’da bir hastanenin deposu.
*ŞİRKET:
Levent’te.
*OYUNUN GEÇTİĞİ DÖNEM:
2007

KARAKTER ÖZELİKLERİ

MUSTAFA:

*Fiziksel Özellikleri:
42 yaşında. İnşaat Mühendisi. İş adamı. İstanbul doğumlu. 1.75 boyunda. 75 kilo. Marka giyimli. Kumral.
*Psikolojik Özellikleri:
Şiddete meyilli. Şizofren. Kişilik bölünmesi yaşıyor. Tek dostu kendidir.
*Sosyal Özellikleri:
Bol bol Ekonomi Dergisi okur. Günlük gazete okur. İnşaat Mühendisliği okumuş.
*Ekonomik durumu çok iyi.

MEHMET:
Not: Aşağıda yazılı özellikler geçerli olmakla birlikte; aslında Mehmet, Mustafa’nın yarattığı bir hayaldir.

*Fiziksel Özellikleri:
35 yaşında. Psikolog. Aydın’da doğmuş. Çok hareketli. Hareket etmesini engelleyecek fiziksel bir rahatsızlığı yok.
*Psikolojik Özellikleri:
Her koşulda mutlu olabilen. Mustafa’nın zıttı. Mustafa’nın sağ omzundaki meleği gibi. İletişim kurmakta hiçbir zaman zorlanmayan biri.
* Sosyal Özellikleri:
İkna konusunda başarılı. Arkadaş çevresi geniş. Fikirleriyle çevresini etkiler. Tedavi yöntemleri orijinaldir.
*Kültürel Özellikleri:
Psikoloji okumuş. Başarılı. Okulunu dereceyle bitirmiş.
*Ekonomik durumu orta.


BEKİR:
*Fiziksel Özellikleri:
45 yaşında. Psikiyatrist. Başhekim. Orta boylu. Sert görünümlü. Çok zayıf değil. Gözlüklü.

*Psikolojik Özellikleri:
Fazla hırslı. Kinci.
*Sosyal Özellikleri:
Mevki sahibi olmak isteyen ve her zaman aldığından daha fazlasını isteyen biri. Hiyerarşi yanlısı. Yenilikçi değil. Yalaka. İletişim kurmakta zayıf biri.
*Kültürel Özellikleri:
Kültürlüdür. Ekonomik durumu iyi.

NİHAN:

*Fiziksel Özellikleri:
30 yaşında. Seksi ve dinç bir görünüşü olan bir kadın.
*Sosyal Özellikleri:
Sigara içer. Poker oynar. Sahte arkadaşlıklar kurar. Sosyeteden çevresi vardır. Eski hayat kadını. Her zaman yapay bir samimiyeti vardır. Sinsi. Cesur.
*Psikolojik Özellikleri:
Çok sinirli. Çok ciddi. İki yüzlü. Kimseye güvenmeyen. İçten pazarlıklı.
*Kültürel Özellikleri:
Magazin dergilerini takip eder.
Ekonomik durumu çok iyidir.


MELTEM:

*Fiziksel Özellikleri:
Balık etli. İkna edici bir görünüşü var. 25 yaşında.
*Sosyal Özellikleri:

Samimi, gerçek arkadaşlıkları vardır. Sigara ve alkol kullanmaz.
*Psikolojik Özellikleri:
Kırılgan, neşeli. Hemşire Meltem ile dışarıdaki Meltemi birbirine karıştırabiliyor. İyimser. Hükmetmeyi seviyor.
*Kültürel Özellikleri:
Bolca kitap okur.
Ekonomik durumu orta.


MEVLÜT:

*Fiziksel Özellikleri:
65 yaşında. Hasta bakıcı. Hafif kambur. Babacan tavırlı. Kilolu. Tatlı sert. Bıyıklı. Saçları beyazlamış. Kumaş pantolon ve gömlek giyen.
*Psikolojik Özellikleri:
Yaşadıklarından dolayı vurdumduymaz olmuş. İnsan sarrafı. Kendini tamamlamış. Tecrübeli.
*Kültürel Özellikleri:
Hayat okulunun vermiş olduğu bir kültür var. Gazete okur.
*Sosyal Özellikleri:
Arkadaşlık ilişkileri iyi ve hastanenin muhtarı.
Ekonomik durumu orta.


NİHAT:

*Fiziksel Özellikleri:
37 yaşında. Çetin Holding’de Halkla İlişkiler Müdürü. Şık giyinir. Sakal bıyık yok. Piç görünümlü. Bakımlı.

*Psikolojik Özellikleri:
Saf, sinsi, kadınlara karşı zaafı var.
*Sosyal Özellikleri:
Bara gider. Sosyetik. Parası var çevresi var. Güçlü iletişimi var. İkna yeteneğine sahip. Etki altında kalan biri.
*Kültürel Özellikleri:
Güzel. Özel okulda okumuş.
Ekonomik durumu iyi.


SERKAN:
*Fiziksel Özellikleri:
27 yaşında. Gazeteci. Alımlı bir çocuk. Spor giyinir. Zeki.
*Psikolojik Özellikleri:
Geleceğe yönelik kaygıları var. Bocalama döneminde. Dürüst.
*Sosyal Özellikleri:
Nişanlı. Çevresiyle iletişimi iyi.

*Kültürel Özellikleri:
Gazetecilik okumuş.
Ekonomik durumu zayıf.


HASAN:
*Fiziksel Özellikleri:
55 yaşında. İnşaat ustası. Esmer. Sert görünümlü.

*Psikolojik Özellikleri:
Şiddete meyilli. Aşırı sinirli. Çok sert. Genelde sarhoş. Hayatı sevmeyen bir adam. (İlk hali.)
Hayal hali daha sağlıklı.

*Sosyal Özellikleri:
Çevresine hükmetmeyi seven biri. İstediği konuma gelememiş. Bunun ezikliği içerisinde.
*Kültürel Özellikleri:
Çok kötü.
Ekonomik durumu kötü.
SELİM:
Mustafa’nın arkadaşıdır. Lise öğrencisi.
İPEK:
Mustafa’nın hayali sevgilisi.


SELİN:
Hizmetçi. 20’li yaşlarda.
HATİCE TEYZE:
Bunak. 60 yaşlarında.
1.HAYAL:
Selim.
2.HAYAL:
Erkek. 34 yaşlarında.
3.HAYAL:
Dilenci.
4.HAYAL:
Dilenci.
HAKİM:
Kadın ya da erkek. Sert mizaçlı.
1.AVUKAT:
Tecrübeli bir avukat.

2.AVUKAT:
Tecrübeli bir avukat.

MÜBAŞİR:

30 yaşlarında. Erkek.


sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı iconTÜRKİYE’Nİn en büYÜk tatil köYÜ İhlas armutlu’ya etap geliyor

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı iconÜlkemiz, henüz bir ruh sağlığı yasasına sahip ol­

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı icon1 Ruh Sağlığının Tanımı ve Ruh Sağlığı Bilgisinin Önemi

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı iconTÜRKİye büYÜk millet mecliSİ İle türk diŞhekimleri BİRLİĞİ arasinda,...

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı iconKonu1: Mustafa’nın Çocukluğu ve Eğitimi

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı icon17 Ocak 1860 yılında Azak Denizi kıyılarındaki Tagıanrog kentinde...

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı iconBu günlüğü her gün düzenli olarak ve doğru şekilde, en az 3 gün boyunca...

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı iconRuh Sağlığı Açısından Sürücü Davranış Analizi

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı iconRuh sağlığı ile ilgili yasal ve yönetimsel sorunlar

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Mustafa Fahri Çetin bir gün kendi yaptırdığı ruh sağlığı hastanesinin deposunda uyanır. Kapı icon1 Kapsam (1) İkamet yeri Türkiye olan kişilerden; a) Hizmet akdi...


Tıp




© 2000-2018
kişileri
t.ogren-sen.com