Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur.


sayfa1/3
t.ogren-sen.com > Tıp > Araştırma
  1   2   3



II. ULUSAL


KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

HEMŞİRELİK ARAŞTIRMALARI

SEMPOZYUMU

SEMPOZYUM BİLDİRİ ÖZETLERİ
11-12 Aralık 2014
KIBRIS TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ KONFERANS SALONU
http://www.haberkktc.com/resimler/2/kamu-sen-ve-saglik-bakanligi-acilacak-munhaller-konusunda-karar-aldi-89685.jpg http://haberkibris.com/images/2011_04_26/9bff009b-2011_04_26_m.jpg http://www.ankaradegillefkosa.org/wp-content/uploads/2013/12/ktams_logo.jpg http://www.dailykibris.com/resimler/2/1948.jpg http://www.gokcemedical.com/images/gokce-medical-logo-index.png


SÖZLÜ BİLDİRİ ÖZETLERİ

S 1. KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ, İSKELE BÖLGESİNDE

YAŞAYAN KADINLARIN AİLE PLANLAMASI YÖNTEM

KULLANIMLARI VE KULLANIMLARINI ETKİLEYEN

FAKTÖRLER
Uzm. Hemşire Dilek SARPKAYA

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü
Danışman: Prof. Dr. Kafiye Eroğlu


AMAÇ: Bu çalışma, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu kadınların aile planlaması yöntemi kullanmalarını ve aile planlaması yöntemi kullanmalarını etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır.
GEREÇ-YÖNTEM: Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. Araştırma 22.07- 20.08.2009 tarihleri arasında yürütülmüştür. Veriler, araştırmacı tarafından kadınların evlerinde yazılı onamları alınarak yüz yüze toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, SPSS 15.0 sürümünde yüzdelik, ortalama, ki-kare, Fisher'ın uygunluk testi ve çok değişkenli lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Lojistik regresyon analizi kullanırken geriye doğru seçim yöntemi tercih edilmiş ve seçim işlemi olabilirlik oran ölçütüne göre yapılmıştır.
BULGULAR: Çalışmaya katılan kadınların yaş ortalamasının 33,5±7-9, % 43,7’sinin KKTC-TC uyruğunda, % 74,9’unun çalışmadığı ve % 98,8’inin evli olduğu saptanmıştır. Kadınların % 37,0’sinin iki ve üzerinde canlı doğum yaptığı, % 25,4’ünün kendiliğinden düşük ve % 27,5’inin küretaj öyküsüne sahip olduğu saptanmıştır. Kadınların % 99,7'si aile planlamasıyla ilgili herhangi bir yöntemi duyduğunu, % 96,1'i herhangi bir yöntem kullandığını ve % 83,5'i de hâlen herhangi bir yöntem kullandığını belirtmiştir. Kadınların % 44'ü modern, % 39,5'i geleneksel yöntem kullanmaktadır. Kadınların hâlen % 35'i geri çekme, % 17,3'ü tüp ligasyonu, % 13,7'si rahim içi araç kullanmaktadır. Lojistik regresyon analizine göre bir canlı doğuma sahip kadınların modern yöntem kullanmama riskinin, canlı doğum sayısı üç olana göre 4,4 kat, gebelik sayısı iki olan kadınların herhangi bir yöntem kullanmama riskinin gebelik sayısı dört olanlara göre 3,7 kat, düşük sayısı iki ve üzeri olan kadınların hiç düşük yapmamış kadınlara göre herhangi bir yöntem kullanmama riskinin beş kat fazla olduğu belirlenmiştir. 
SONUÇ-ÖNERİLER: Sonuç olarak, kadınların geleneksel yöntemlerden geri çekme yöntemini daha fazla kullanmaları nedeniyle etkili aile planlaması yöntem kullanımını arttırmaya yönelik aile planlaması hizmet birimlerinin oluşturulması, eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin etkin sunulması önerilir.

S 2. KKTC Kamu Hastanelerinde Çalışan Hemşirelerin Mesleki Profesyonelliklerinin Değerlendirilmesi

Mine BAHÇECİ*, Kerime KUVVETLİOĞLU*, Aynur Özkum İZVEREN*

*KKTC Sağlık Bakanlığı

ÖZET
Amaç: Bu araştırma KKTC hastanelerinde çalışan hemşirelerin mesleki profesyonel tutumlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 2013 yılında kesitsel ve tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini KKTC Devlet hastanelerinde çalışan ve araştırmaya gönüllü katılmayı kabul eden, 256 kişi oluşturmuştur. Örneklem seçimi yapılmamıştır. Veriler araştırıcılar tarafından geliştirilen ‘Hemşirenin Tanımlayıcı Özellikleri Formu’ ile Erbil ve Bakır tarafından geliştirilen ‘Mesleki Profesyonel Tutum Envanteri’ (MPTE) aracı ile toplanmıştır. Bu araştırma kapsamındaki çalışma evrenine yönelik MPTE’nin güvenirlik analizinde Cronbach’s Alpha katsayısı 0.84 olarak bulunmuştur. Veriler SPSS 15.0 istatistik programında, frekans tabloları, student-t testi ve ANOVA ile değerlendirilmiştir.
Bulgular: Araştırma kapsamındaki hemşirelerin, %51’inin 30-39 yaş grubunda olduğu, %46’sının lisans ve lisansüstü mezunu olduğu, %84’ünün çocuk sahibi olduğu, %44’ünün 10-19 yıl süresince çalıştığı, %85’inin kadrolu, %79’unun klinik hemşire olarak görev yaptığı, %64’ünün nöbet sistemi ile çalıştığı ve %66’sının mesleki değişim istemedikleri saptanmıştır. Çalışmaya katılan hemşirelerinin %90.81’i MPTE envanterinin maddelerine ‘Bana uyuyor’ ve ‘Bana tamamen uyuyor’ seçeneklerini belirtmişlerdir ve puan ortalamaları yüksek (X=147.12±8.62) bulunmuştur. Hemşirelerin görev yerlerine göre MPTE puanlarının karşılaştırılmasında Mağusa Devlet Hastanesi’nde görevli hemşirelerin puanlarının diğer hastanelerde görevli hemşirelere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır (p < 0.05). İş değiştirmeyi düşünmeyen hemşirelerin MPTE puanları, iş değiştirme konusunda kararsız olan ve değiştirmeyi isteyen hemşirelerin puanlarından daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p < 0.05).
Sonuç ve Öneriler: Bu çalışmada hemşirelerin profesyonellik puanlarının yüksek olduğu bulunmuştur. Hemşirelerin çalıştığı kurumlar ve iş değiştirmeyi düşünme durumları ile MPTE puanları arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Hemşirelerin eğitim düzeyi, çalışma yılı gibi değişkenleri ile MPTE puanları arasında anlamlı ilişkinin bulunmamasına yönelik, hemşirelerin çalışma alanı belirlenirken bilgi ve mesleki donanımlarının dikkate alınması, araştırma, yayın yapma ve bilimsel aktivitelere katılmalarının sağlanması önerilmektedir.
Anahtar sözcükler: Hemşire, profesyonel tutum, Kuzey Kıbrıs, devlet hastaneleri
S 3. KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NDE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN SIK GÖRÜLEN CİNSEL YOLLA BULAŞAN ENFEKSİYONLARA İLİŞKİN BİLGİLERİ VE CİNSEL DAVRANIŞLARI
Uzman Hem. Özlem AKALPLER

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü
Danışman: Prof. Dr. Kafiye Eroğlu
AMAÇ: Araştırma, üniversite öğrencilerinin sık görülen cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara (CYBE) ilişkin bilgilerini ve cinsel davranışlarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.

GEREÇ ve YÖNTEM: Araştırmanın evrenini Yakın Doğu Üniversitesi’nde öğrenim gören 14762 öğrenci, örneklemini ise; fakülte ve yüksekokullardan önce tabakalı, sonra basit rastgele örneklem yöntemi ile seçilen 384 öğrenci oluşturmuştur. Veriler araştırmacı tarafından, 01.03.2010-14.05.2010 tarihleri arasında, sosyo-demografik özellikleri, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları ve cinsel davranışları içeren soru formu aracılığı toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; Statistical Package for Social Sciences (SPSS) for Windows 17.0 paket programı, yüzdelik, aritmetik ortalama, Pearson Chi-Square ve Likelihood Ratio analizi kullanılmıştır. Bilgi sorularının değerlendirilmesinde; sık görülen cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların (AIDS, Gonore, Hepatit B) bulaşma yolları, belirtileri, korunma ve tedavi ile ilgili bilgi düzeyini belirlemeye yönelik sorulara öğrencilerin her bir “doğru” yanıtları “1”, “yanlış” ve “bilmiyorum” şeklindeki yanıtları da “0” olarak puanlanmıştır. Böylece CYBE’lerin özelliklerinden alınan ortalama bilgi puanı hesaplanmıştır. Öğrencilerin her üç hastalıktan alacakları toplam bilgi puanı minimum “0”, maksimum “164”’dür. Değerlendirmede 164 puan “100”, 82’de “50” olarak kabul edilmiş ve bilgi düzeyi dört grupta (çok iyi, iyi, orta, kötü) değerlendirilmiştir. Ancak, çalışmada “123” üzerinde puan alan öğrenci olmadığı için, çok iyi grup değerlendirme dışı bırakılmış ve çalışmada “kötü, orta, iyi” olarak üç grup ele alınmıştır.

BULGULAR: Öğrencilerin %40.1’inin bilgi düzeyi “orta”, %36.5’inin “iyi” ve %23.4’ünün “kötü” olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin tamamına yakınının AIDS’in “cinsel ilişki” ve “kan nakli” ile bulaştığını bildiği saptanırken, yaklaşık üçte birinin “anneden bebeğe doğum sırasında”, yarısının da “ortak tuvalet” ve “sivrisinek” yoluyla bulaştığını belirtmesi dikkati çeken bulgulardır. Öğrencilerin AIDS, gonore ve Hepatit B’nin bulaşma yolları, belirtileri, tedavi ve korunması konusunda istenilen düzeyde doğru yanıt vermedikleri; ilk cinsel deneyimlerini tanımadığı kişilerle yaşadıkları ve cinsel ilişki sırasında herhangi bir koruma yöntemi kullanmamış oldukları saptanmıştır.

SONUÇ ve ÖNERİLER: Sonuç olarak; öğrencilerin orta düzeyde bilgiye ve bazı riskli cinsel davranışlara sahip olmaları nedeniyle, üniversitelerde medikal hizmet birimleri içinde gençlik danışma birimlerinin oluşturulması, üreme sağlığı konusunda sürekli, etkin eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi önerilir.
Anahtar Kelimeler: Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, üniversite öğrencileri, bilgi, cinsel davranış.


S 4. Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Hastanelerinde Çalışan Hemşirelerin İntramusküler Enjeksiyona İlişkin Bilgi Düzeyleri


Aslı ALDAĞ

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü,

Hemşirelik Programı, Yüksek Lisans Tezi, Lefkoşa, 2012.
ÖZET

İntramüsküler enjeksiyon (IM) vücudun büyük kas kitlesine ilacın verilmesinde kullanılan bir yöntemdir. Yanlış IM enjeksiyonu sonucu gelişebilecek en önemli komplikasyon siyatik sinir yaralanmasıdır. Bu nedenle çalışma geniş halk kitlesine sağlık hizmeti veren, Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Hastaneleri’nde çalışan hemşirelerin IM enjeksiyonuna yönelik bilgilerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 231 hemşire çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından literatüre dayanılarak hazırlanan soru formu kullanılmıştır. Soru formunda; IM enjeksiyon bölgeleri, ilaç uygulaması, iğneye ilişkin özellikler, rahatsızlık / ağrıyı azaltma, pozisyon, dokuya giriş açısı, ilaç miktarı, komplikasyonlar ve uygulama tekniğine ilişkin bilgileri sorgulayan 20 soru yer almıştır. Veriler, araştırmacı tarafından 20 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin değerlendirmesinde doğru cevap verilen her soru için bir (1) tam puan verilmiştir.

Çalışmada Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Hastaneleri’nde çalışan hemşirelerin IM enjeksiyona yönelik bilgi puan ortalamaları 20 puan üzerinden=10.66±2.88 olarak belirlenmiştir. Hemşirelerin toplam bilgi puan ortalamaları ile IM enjeksiyona ilişkin mezuniyet sonrası eğitim alma durumu, çalışma süresi, çalışılan birim ve bir haftada yapılan ortalama IM enjeksiyon sayısı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (sırasıyla p=0.067, p=0.289, p=0.582, p=0.622). Hemşirelerin çalışılan hastane ve eğitim düzeyleri ile IM enjeksiyon bilgi puan ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (sırasıyla p=0.001, p=0.004). Hemşirelerin %58.00’i sağlıklı yetişkin bir bireyde IM enjeksiyon için kullanılabilecek en uygun bölgeyi sorgulayan soruya yanlış cevap vermiştir. Bunun yanı sıra hemşirelerin %98.3’ü ajutaja kan geldiğinde iğneyi geri çektiğini, %87.0’si IM enjeksiyonunda ilaç etkileşimini önlemek için ilaçları farklı enjektörlere çekip, farklı bölgelerden uyguladığını ve %83.1’i Z tekniği ile uygulanması gereken ilaçlarda “Z” tekniğini kullandıklarını ifade etmişlerdir. Araştırmanın sonuçlarına dayanılarak sürekli hizmet içi eğiti programları ile hemşirelerin IM ilaç uygulamalarına ilişkin bilgilerinin ve uygulamalarının güncellenmesi önerilmiştir.
Anahtar Kelimeler: İntramuskuler enjeksiyon, komplikasyonlar, güvenli enjeksiyon, hemşire.


S 5. Hemşirelik Öğrencilerinin İlaç Dozu Hesaplamasına İlişkin Bilgileri
Feriha KARAGÖZLÜ

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Programı, Yüksek Lisans Tezi, Lefkoşa, 2012.
ÖZET

İlaç uygulamaları başlıca hemşirelik işlevleri arasında yer aldığından ilaç uygulama hatalarının önlenmesinde ilaçların güvenli bir şekilde hazırlanması ve uygulanması önemlidir. Güvenli ilaç uygulaması öncelikle ilaç dozlarının doğru hesaplanmasını gerektirir. Araştırma hemşirelik öğrencilerinin ilaç dozu hesaplamasına ilişkin bilgilerinin belirlenmesi amacıyla 4-6 Haziran 2012 tarihlerinde Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nde tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir.

Araştırmanın evrenini Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nde 2011-2012 eğitim-öğretim yılında hemşirelik bölümünde 1., 2., 3., 4. sınıflarda bulunan toplam 508 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada tüm evrene ulaşılması planlanmış, çalışmaya katılmayan öğrenciler nedeniyle çalışma toplam 462 öğrenci ile gerçekleşmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından literatüre dayanılarak hazırlanan anket formu aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler bilgisayar ortamında değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde, sayı, yüzde ve ki-kare testi kullanılmıştır.

Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; hemşirelik öğrencileri özellikle ilaç dozu hesaplama problemlerinde başarısız olmuşlardır. İlaç dozu hesaplama problemlerinin tamamına hatasız cevap veren öğrencilerin oranı yalnızca %1,3 tir. Doz hesaplama problemlerinde en çok hata yapan öğrencilerin %80,4’le klinik uygulamalarda ilaç doz hesaplamasını az sayıda yapan ve kolej/anadolu lisesinden (%88,6) mezun oldukları görülmektedir. Ayrıca doz problemlerinde YDÜ giriş sınavıyla üniversiteye giren öğrencilerin en fazla hata oranını (%78,8) yaptığı ve doz (%2,5) problemlerinde en az hata yapanların üçüncü sınıflar olduğu belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur

Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, hemşirelik öğrencileri, ilaç uygulamaları, ilaç dozu hesaplama.


S6. Çalışma Ortamı Etmenlerinin Tükenmişlik Sendromu Üzerindeki Etkileri
Uzm. Halit Kızılkanat
Akdeniz Karpaz Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Lefkoşa, Kıbrıs.
Amaç: Daha önce yapılan çalışmalara bakıldığında acil birimlerde görev yapan hemşirelerde tükenmişliğe sebep olabilecek birçok faktör konu alınmışken acil birim çalışanın maruz kaldığı sözlü ve fiziksel şiddet, fazla iş yükü ve fazla çalışma saati gibi tükenmişlik üzerinde çok fazla etkisi olduğu düşünülen bu üç faktör üzerinde fazla durulmadığı düşünülmektedir. Bu çalışma, acil birimlerde çalışan personelinin çalışma ortamında var olan bu üç etkenin, hemşireler üzerinde oluşturduğu olumsuzlukların saptanması ve bu konu ile yapılacak çalışmalara kaynak olması amacıyla yapılmıştır.
Gereç ve Yöntem: Acil birimlerde çalışan hemşirelerin tükenmişliğini ölçme amacıyla yaptığımız çalışma, 01 Şubat - 31 Mart 2014 tarihleri arasında bu birimlerde çalışan 118 hemşireye uygulanmıştır. Çalışmada Örnekleme yöntemi kullanıldı. Ülkemizdeki 112 Ambulans servisi hastanelerin acil servislerine entegre olarak çalışan birimlerdir. Ülkemizde Acil serviste görev yapan hemşireler aynı zamanda 112 acil birimlerde görev yapmasından dolayı her iki birim için Acil Birim adı kullanılmıştır. Çeşitli sebeplerden (Rapor, izinlerden) dolayı 6 personel anket dolduramamıştır. Katılım oranı % 96’dır. Veri toplama aracı olarak, literatür bilgilerinden yararlanılarak araştırmacı tarafından geliştirilen; hemşirelerin tanımlayıcı özellikleri ile çalışma hayatını kapsayan 24 sorunun yanında Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) kullanıldı.
  1   2   3

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. iconİnsan hayatında dönüm noktaları oluyor. Bunlardan birisi de ilk gece...

Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. iconCinsiyeti: Kadın  Erkek 

Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. iconKadin hastaliklari ve doğum anabiLİm dali

Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. icon10. UÇAn süPÜrge uluslararasi kadin filmleri festivali

Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. iconOpr. Dr. Tufan Öge kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. iconAraştirma yöntemi araştirma öneriSİ

Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. iconKadin ve erkek sünneti Farklılık Efsanesi Sami A. Aldeeb Abu-Sahlieh

Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. iconKadin diş genital organ düzeltme ameliyati hakkinda iZİn ve biLGİlendirme formu

Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. iconAraştırma kapsamına alınan hastaların yaş ortalaması 65,94±12,21,...

Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tiptedir. İskele bölgesinde yaşayan 15-49 yaş grubu 5316 kadın araştırmanın evrenini, örneklem grubunu ise İskele Bölgesindeki köy ve mahallelerden küme ve basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kadın oluşturmuştur. iconBasın Bülteni 04 Mart 2014 Philips, Kadınlar Günü’nde kadın sağlığına dikkat çekiyor


Tıp




© 2000-2018
kişileri
t.ogren-sen.com