Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye


t.ogren-sen.com > Kimya > Evraklar
GİRİŞ:

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye olan toksisitesinin farkına varılmıştır. Bu durum üretici firmaları alternatif restoratif materyaller bulmaya yöneltmiştir. Ve bu gelişme için ilk anda resin kompozitler ve cam iyonomerler kullanılmıştır. Süt molarlar da en dayanıklı restorasyon olarak metal kronlar kullanılmıştır. Pediatrik diş hekimliğinde kullanılan restoratif materyaller dayanıklılıklarına göre aşağıdaki gibi sıralanmaktadır;

l. Metal Kronlar

2. Amalgam

3. Resin Kompozitler

4. Cam iyonomer simanlar

İyi bir anatomik form verilirse, resin kompozitler kısa dönemde amalgam kadar dayanıklıdır ama uzun dönemde dayanıklılığında bir azalma mevcuttur. Ortaya çıkan bu problemler, ilk olarak; diskolarasyon (renklenme), azalan tutuculuk ve herhangi bir karyostatik aktivite olmamasından dolayı oluşan sekonder çürüklerdir. Resin kompozitler açısından iyi bir kompozit restorasyon için nem (tükürük) kontrolünün iyi yapılması gerekmektedir. Çocuklar da bunu başarmak oldukça zordur.

Cam iyonomer simanlar ilk olarak 1972 de Wilson ve Kent tarafından, dış hekimliğinde kullanıma sunulmuştur. Cam iyonomer simanların ana karakterleri:

  • Kimyasal olarak mineye tutunabilme

  • Sertleşme sırasında önemsiz ısı oluşumu ve önemsiz büzülme

  • Periodontal dokularla, daha ziyade pulpa ile olan uyumluluğu

  • Flor salabilme yeteneği sayesinde oluşan karyostatik etki ve antimikrobial aktivite

  • Simanın hazırlanması sırasında daha az hacimsel kontraksion

  • Diş yapılarına benzer termal ekspansiyon katsayısına sahip olma

Bu avantajlar cam iyonomer simanların çok fazla tercih edilmesine neden olmuştur. Ancak neme karşı olan duyarlılıkları nedeniyle ve mekanik kuvvetlere olan dirençlerinin az olması nedeniyle her vakada rahatlıkla kullanılamamıştır. Süt dişleri açısından ise, birkaç yıl içersinde yerini daimi dişlere bırakacağı için yeterli olabilir.

Yakın geçmişte hibrid resin iyonomer restoratif materyaller alanında birçok yeni gelişmeler kaydedildi. Bu gelişmeler ışıkla sertleşen cam iyonomer simanlar ve kompomerlerden ibarettir. Işıkla sertleşen cam iyonomer simanların bazı avantajları; ışıkla sertleştiği için neme karşı oluşan duyarlılıktan dolayı ortaya çıkan problemler ortadan kalkar ve erken mekanik kuvvetler en aza iner. Ayrıca klinik olarak uygulamada da bir çok avantajı mevcuttur. Esas olarak cam iyonomer simanlarda asit-baz reaksiyonu ile gerçekleşen kimyasal sertleşmeye ilaveten direnci arttıran ikinci bir ışıkla sertleşeme (reaksiyonu) polimerizasyonu eklenmiştir. Bunlara resin modifıye C.I.S.lar denmiştir. Uygulanmasının kolay olması ve flor salabilme özelliğinden dolayı oldukça popüler olmuştur. Özellikle kompozit restorasyonların altında kaide materyali olarak tercih edilmektedir.

Kompomerler isminden de anlaşılabileceği gibi kompozit ve cam iyonomer simanların karakteristik özelliklerinin tek materyalde bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Ancak kompomerler resin modifiye cam iyonomerlerle aynı katagoriye sokulmamalıdır. Yeni terminolojiye göre de poliasit modifiye resin kompozitler olarak adlandırılması uygun görülmüştür. Bu yeni resin iyonomer hibrid restoratif materyallerin bu kadar çabuk kabul görmesinin nedeni klinik olarak kullanımının oldukça kolay ve pratik olmasından dolayıdır.

RESİN MODİFİYE CAM İYONOMER SİMANLAR

BİLEŞİMİ:

Klasik bir C.I.S. toz ve likitten oluşur. Tozun ana maddesini orijinal (ionleachable) cam parçacıkları oluşturur ve kimyasal formülü SiO2-Al2O3 CaF2 Alpo4 -Na3AlF6 şeklindedir. Bu bileşimin flor içeriği ise 23% ün üzerindedir. Likidi ise orjinalinde 50% oranında kullanılan poliakrilik astten daha az yoğunluğa sahip bir akrilik asit-itonik asit copolimerinden oluşur. Bu da bize bir çok avantaj sağlar Mesela;

  • Kolay karıştırma

  • Uzun çalışma zamanı

  • Uygulandıktan sonra sertleşme derecesinde artış

Ayrıca likide katılan 10% hık tartarik asit çalışma süresini ve hazırlama oranını arttırır. En basit formülü ile resin modifiye cam iyonomer simanlar, konvansiyonel cam iyonomerlerin likidine az miktarda H.E.M.A. ( hidroxyethylmethacrilat ) veya Bis-G.M.A eklenmesiyle oluşur. Bir çok komplex materyal zaten poliasit modifikasyonlarının ışıkla polimerize olabilmesine yönelik yapılan çalışmalarla ortaya çıkmıştır.

Likide 18-20% ye kadar resin eklenmesiyle ve karşımın toz ve su oranına bağlı olarak oluşan siman, ekstra resin olarak adlandırılabilir. Bundan sonra hızla gelişen sertleşme reaksiyonunda, devam eden asit-baz reaksiyonu korunduktan sonra ışıkla sertleşme sağlanabilir.

HAZIRLAMA REAKSİYONUNUN KİMYASI


Konvansiyonel cam iyonomerlerde toz ve likit karıştırıldığında polyalkenoate asit ve iyonize cam parçacıkları arasında oluşan asit-baz reaksiyon sonucu katı kitleden daha sert bir plastik pasta oluşur. Resin modifiye C.I.S.'te hazırlanma reaksiyonunun çift mekanizmarı olduğu söylenir. Cam iyonomerin karıştırılmasıyla genel bir asit baz reaksiyonu başlar ve bunu ya fotoinisiyatörlerle ya kimyasal inisiyatörlerle ya da her ikisiyle üretilen serbest radikal polimerizasyonu takip eder. Eğer kimyasal inisiyatörler mevcut ise polimerizasyon iyice karıştırılmayla ortaya çıkar. Son olarak iki matrix oluşur.

Doğru bir resin modifiye cam iyonomer siman ışıkla sertleşmeden hazırlanabilmeli ve uygulanabilmelidir. Sonuçta özet olarak resin modifiye cam iyonomer siman materyali sertleşme için önemli olan asit-baz reaksiyonu , devamlı flor salınımı, sement ve diş yüzeyine tutunmayı sağlayan sistemlerden oluşur.

KLİNİK ÖZELLİKLER

ADHESİON

Cam iyonomer simanlar denlin , mineye önemsiz ısı oluşumu ve büzülme ile kimyasal olarak tutunur . Bu siman mineye ve dentine herhangi bir sızıntı olmaksızın ikisine de kolaylıkla tutunur. Resin modifiye cam iyonomer simanların tutuculuğu cam iyonomer simanlara göre daha iyi olduğu laboratuvar işlemlerinde tespit edilmiştir.

Bunun nedeni de asit baz reaksiyonun yavaşlığının sonucu güçlü yapışma formunun oluşmasıdır. Ayrıca resin modifıye cam iyonomer simanlar kompozite direk tııtunabildiği için de avantajlıdır. Restorasyonun yerleşeceği bölgeye dentin bonding ajanı veya mineye asit uygulanmasının adezyonu arttırdığı bazı çalışmalarca tespit edilmiştir.

BİOUYUMLULUK; Poliakrilik asit zayıf bir asittir ve yüksek moleküler hacmi dentin tübüllerine penetre olmasını zorlaştırır. Ancak dentin iyi bir tampondur ve poliakrilik asit isteyerek tübüllerdeki kalsiyum iyonları ile çökelir . Konvansiyonel cam iyonomerlerdeki gibi resin modifiye cam iyonomer simanlarda pıılpaya oldukça uyumludur. Konvansiyonel cam iyonomerlere göre de ara yüzde ki restorasyonlarda marjinal sızıntı önemli derecede azalmıştır. Şimdi daha iyi anlaşıldı ki kalsiyum hidroksit ile lining'in pulpa dokusunda herhangi bir teropötik (tedavi edici) etkisinin olmadığını gösterdi. Sadece pulpayı bakterilerinden izole eder ve iyileşmesine yardımcı olur. Cam iyonomer simanlarda aynı görevi diş yapılarına karşı gösterdiği mikro sızıntısız tııtunabilme yeteneği ve bir lezyonu izole edebilme yeteneği ile başarabilir.

MEKANİK DAYANIKLILIK: Konu cam iyonomer simanlar çok zayıf materyallerdir, ve mekanik dayanıklılığı erken azalır. Son hazırlama yapısına göre kırılganlığı fazladır, gerilme gücüde oldukça düşüktür. Bunun için daha fazla çiğneme kuvvetine manız kalan posterior (arka) dişlerde pekte uygun değildir. Ayrıca nem kontaminasyonıı ve aşırı kurutma , her ikisi de restorasyonu etkiler. Su absorbe etmesi simanın translusensliğini azaltır. Yüzey düzeltilmesi sırasında oluşan aşırı kurutma ise simanı erozyona karşı zayıflatır . Bunun için siman hazırlanırken ve bitirilirken prosedürlere bağlı kalmak maksimum dayanıklılık ve optimum translusenslik sağlar.

Konvansiyonel cam iyonomer simanlara resin komponent katılırsa dayanıklılıkta gelişme ve erken nem kontaminasyonuna bir direnç oluşur. Hazırlanan siman ile Konvansiyonel kopyası ile karşılaştırıldığında gerilmeye basınç kuvvetlerine karşı dirençte artış ve elastiklik modülünde gelişmeler görülür. Resin komponent, simanı daha az kırılgan ve daha güçlü hale getirir.

FLORİD SALINIMI : Cam toz partikülleri %23 florid içerir ve salman florun büyük bir kısmı sodyum florid olarak cam partiküllerinden salgılanır. Bir çok araştırmacı kavite duvarındaki dentin ve mine dokusundaki flor içeriğindeki bir artmayı tespit etmişlerdir. Flor içeriğinin fazla olması asit demineralizasyonuna direnci arttırır ve restorasyon etrafında çürük oluşumunu önler. Cam iyonomerlerden flor salınımı özellikle plaktaki streptokukus mutansların mikrobial aktivitelerini önler. Bir çok klinik çalışmada resin modifiye C.I.S.'den daha fazla yada aynıdır. Ve bu durumun tutunma kuvvetine herhangi bir ters etkisi tespit edilmemiştir.

KLİNİK UYGULANMI :

Dentindeki Ön Hazırlık: Dentin yüzeyine 10 sn %10'luk poliakrilik asit uygulanması önerilmiştir . Asit artıklarında dentin tübüllerini açmadan veya diş yüzeyini demineralize etmeden uzaklaştırılması gerekmektedir. Ancak daha henüz bu uygulamanın cam iyonomerin tutuculuğunu arttırıcı bir etkisinin olduğu ispat edilememiştir. Bir çok yeni laboratuar çalışması herhangi bir etkisini tespit edemezken, önceki çalışmalar cam iyonomer simanların tutunma kuvvetinin dentin ön hazırlığı ile arttığı belirtilmiştir.

Resin modifiye cam iyonomer simanlar için asit uygulaması önerilmektedir ama siman doğal olarak bir tutunma özelliğine sahiptir ve diş yapılarında ön hazırlığın özellikle HEMA komponenti uygulamasına gerek duyulmamıştır. Cam iyonomer simanın, ara yüzdeki restorasyonlarında uygulanan çeşitli ön hazırlık metotları arasında herhangi bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.

Manupıılasyonu ve kullanımı; Resin modifiye cam iyonomer simanların geliştirilmiş hazırlanma karakterleri vardır. Daha uzun çalışma süresine sahiptir. Çünkü resin asit- baz reaksiyonunu yavaşlatır. Işıkla bir defada hemen sertleşip hazır olur. Bu ionomerik cam partiküllerinin dağılmasını en aza indirir ve erken safhada nemin kötü etkilerinden korur. Işıkla sertleştiği için kıvamından dolayı uygulanması çok kolaydır ve hızlı sertleşecek diye acele edilmediğinden iyi kondanse edilebilir.

Yeni çalışmalarda şimdiki resin modifiye cam iyonomer simanların bir çoğunun kimyasal sertleşen konvansiyonel simanlara göre daha fazla büzülme olduğu saptandı. Yeni uygulama metotları en alt tabakada sertleşmenin olmasını sağlamak ve polimerizasyon büzülmesini en aza indirmek için mutlaka uygulanmalıdır. Bir çok imalatçı firma sertleşmeden hemen sonra parlatma işleminin hemen hızlı bir şekilde yapılabileceğini söyler. Ancak sertleşme reaksiyonum 24 saat boyunca yavaş yavaş devam eder.. Onun için parlatma işlemi ne kadar geciktirilirse o kadar iyi sonuç elde edilir. Acil hızlı bir polisaj uygulaması gerekiyorsa restorasyonda fazla ısı oluşumu engellenmelidir. Çünkü fazla kuruma çatlaklara neden olur ve ionomerik komponentin hazırlanmasını önler. Kısa dönemde diş yüzeyini güçlendirmek ve polisaj sonunda ortaya çıkan pöröziteleri kapatmak için fissür sealent veya resin seal ince bir tabaka olarak diş yüzeyine uygulanması önerilir.

RESİN MODİFİYE CAM İYONOMER SİMANLARDAKİ PROBLEMLER:

Özet olarak resin modifiye cam iyonomer simanlar konvansiyonel cam iyonomer simanların geliştirilmiş halidir. Işıkla sertleşip daha uzun çalışma süresi sağladığı için, daha kolay klinik kullanımı ve manuplasyonu olduğu için, daha estetik olduğu ve mekanik kuvvetliliği daha fazla olduğu için süt dişlerinde amalgama göre daha fazla tercih edilmeye başlandı. Ancak resin kompozitlerle karşılaştırıldığında; uygulanması daha zordur, çünkü doğru yoğunlukta hazırlamak özel bir beceri ister. Diğer taraftan pasta (macun) hali uygulama sırasında yapışkan olabilir yada şekillendirme sırasında işlem bitmeden sertleşme olabilir. Bundan başka dayanıklılığı ve estetik özellikleri de resin kompozitlerin gerisindedir.

Konvansiyonel C.I.S.'larla karşılaştırıldığında ise özellikle küçük çocuklarda ağzın farklı bölgelerine uygulanması daha zor olabilmektedir. Son olarak da, klinik olarak performansları, dayanma süreleri ve ağızda kalma süreleri açısından değerlendirmek için yapılması gereken uzun süreli araştırmalardan yoksundur.

Kategori

Klinik özellikler

Materyal

Üretici firma

Tipi

Resin modifiye cam

İyonomer siman


* İki pasta sistemine sahip

* Işıksız sertleşebilir


vitrebond

vitremer

XR-ionomer

Zionomer

Fuji LiningLC

Fuji 11 LC

Photac-bond


Photac-Fill

3M

3M

Kerr

Denmat

GC C. Tokyo

GC America

ESPE

ESPE

liner,base

restoratif

liner, base

liner, base

liner, base

restoratif

liner, base

restoratif

Polyasit modifiye resin kompozitler (kompomerler)


*Adhesive sistemli bir komponentten oluşur

* Sadece ışıkla sertleşir


Dayract

DyractAP

Compoglass

Compglass F

Compoglass

Flo\v

lonoseal

lonosit Fil

lonosit

Baseliner

lonosit Seal

VariGlas VLC

Hytac Aplitip

F 2000


Dentsply

Densply

Vivadent

Vivadent

Vivadent

Voco

DMG

DMG

DMG

LD Caıılk

ESPE

3M


restoratif

restoratif

restoratif

restoratif

restoratif

fiş. sealant

restoratif

liner, base

fiş. sealant

restoratif

restoratif

restoratif

POLYASİT - MODİFİYE RESİN KOMPOZİTLER ( KOMPOMERLER)

Son zamanlarda diğer resin ionaomer hybrid restoratifler çok amaçlı materyaller veya flor salınımı yapan resin olarak adlandırılsalar da sadece C.I.S. özelliklerine sahiptir. Sadece yeni bir materyal olan kompomerler hem kompozit hem de cam iyonamer simanın ana içeriklerini (polyakeonate asit ve cam parçacıkları) bünyesinde bulundurur. Ancak resin modifiye cam iyonomerlerde sınırlı bir, çift hazırlama mekanizması vardır. Baskın olan hazırlama reaksiyonu, ışıkla sertleşme reaksiyonu ve materyalin su emmesinden sonraya kadar da devam edebilen asit-baz reaksiyonudur.

Kompomer kelimesinin tam anlamı kompozit ve cam iyonomerlerin karakteristik özelliklerini bünyesinde bulunduran materyal anlamındadır. Ama gerçekten çok az cam iyonomer reaksiyonu gösterir. Tipik örnekleri tablo l'de görülmektedir. Hepsinde karakteristik özellikleri; Tek macun haline ışıkla sertleşebilen monomer Ürethan dimetil akrilat veya Bis-GMA katılmasıyla oluşur.

Klinik performansları açısından poliasit modifiye resin kompazitler ve kompomerler ortaya çıktıkları birkaç yıl içinde tam olarak değerlendirilememiştir.

Bunlardan en, önce ortaya çıkan ve restorasyonlar için en uygun olan Dyract ile resin modifiye C.I.S.'lar klinik uygulamalar açısından karşılaştırılabilmişlerdir. Daha iyi fiziksel özellikler, daha az aşınma, daha fazla flor salınımı, marjinal kenarlarda yüksek kalite ve daha düzgün yüzey iddiası ile ortaya çıkan bir çok yeni kompomer restoratif materyal bulunabilir. Bunlar Dyrect AP, CompoglossF, compogloss flow, F - 2000 ve Hytac Aplitipten oluşur. Bu ürünlerin fiziksel özellikleri ve performansları hakkındaki bilgiler kısa süreli klinik uygulama raporlarına, laboratuar çalışmalarına ve üretici firmanın materyalle ilgili koyduğu broşürlere dayanmaktadır. Daha henüz uzun süreli klinik uygulamaların sonuçları ortaya çıkmamıştır.

BİLEŞİMİ: Dyract bir örnek olarak ele alınırsa, bu gibi bir sistem tek bir single komponent ve y eni y eni gelişen primer ve adhesive likitle karakterizedir.

Dyract'm karışımını oluşturan ana madde TCB resindir ve iki fonksiyonlu yeni bir monomer, esas olarak butane tetrakarboksilik asit ile, polimerize olabilen HEMA (hidroxy ethyimethacrylate ) dan oluşur. Sonuç olarak bu yeni monomerde iki metakrilat grup ve iki karboksil gnıp vardır.

Sonradan üretilen Dyract AP içerik bakımından temelde orijinal Dyract ile benzerdir. Sadece organik matriks içine az miktarda, yüksek çapraz reaksiyon gösterebilen monomer katılarak modifiye edilmiştir ama bu katılan madde matrikse hybrid resin kompozitlerdeki gibi, sertlik ve kuvvetlik vermiştir.

F-2000'in resin matriksi 3 monomer den oluşur; Sitrik asitten elde edilen, Dimetilakrilat fonksiyonel oligomer (c- DMA oligomer), Gliseril dimethakrilat (GDMA) olarak bilinen hidroksypropylone dimethacrylat ve yüksek moleküler yoğunlukta hidrofilik polimerdir. C-DMA oligomer metakrilat gruplar karboksil gruplara göre daha yüksek orana sahiptir. Yüksek yoğunluktaki hidrofilik polimer F-2000 içeriğinde tek ve yegane gerekli bir maddedir. Akışkanlığı kontrol eder, fleksibilitesini ve büyük hacmine bağlı olarak uygulanım karakterlerini belirler.

Son üretilen kompomerler arasındaki farklar içeriklerin miktarında, partikül büyüklüğünde ve cam filler içeriğindeki varyasyonlardan ibarettir. F-2000'de bulunan flouro-aminosilikat içeriğinin büyüklüğü 3 m ve maksimum 10 m arasındadır. Ayrıca kolloidal silika ise eklenmiştir. Hytac Aplitipte ise Ca-Al-Zn flouroglass (5 m- %66) içerir. Dyract Ap'de ise Stronsiyum flor o silikat bulunur.

(0,8 m-1,5 m, %73}, Compoglass F'de de Ba Al fluorasilikat (l m - %60) bulunur. Yeni üretilen kompomerler aşınma, kuvvetlilik parlatma ve florid salınımı açısından geliştirilmektedir.

Dyract üretildiğinde asit uygulaması önerilmemekteydi. Primer ve adhesive 3 resin içerir; PENTA (dipenta eritritopenta akrilik fosforik asit) dişin inorganik parçalarına tutunan ve içinde polimerize olabilen metakrilat grup katılmıştır. TGDMA. ve bir elastomerik resin ise farklı monomerlerin çapraz reaksiyon aşamasını ve tabii ki sertleşmiş primer / adhesive elastisitesini kontrol eder.

Son zamanlarda yeni bonding ajanı olarak Prime&bond üretilmiş ve Dyract ile kullanılmaya başlanmıştır. Farklı firmalar bonding sistemleri geliştirip kullanmışlardır. Mesela;

  • Compagloss F  Syntac Single

  • F 2000  Primer / adhesive

  • Hytac Aplitip  Hytac OSB

Syntac Single ve Primer / adhesive hidrofiliktir. İkisi de resin monomer (HEMA), metakrilik modifiye poliakrilik asit ve maleik asit içerir.

Prime & Bond ve Hytac OSB için aseton seyrelt içidir. Tüm bu bonding sistemler son zamanlarda ışıkla sertleşen kompomerler için istenmektedir. Kompomerlerde, bu adesive sistemlerle rutin olarak uygulanan asit'e gerek duyulmaz.

HAZIRLAMA REAKSİYONUNUN KİMYASI : Dyract AP gibi materyaller sadece fotopolimerizasyonla sertleşir. Hazırlanma reaksiyonunun 2 aşaması vardır. 1. Aşama baskın olan serbest radikal polimerizasyonıı (resin kompozitte olduğu gibi). Işıkla sertleşmenin üzerine polimerize olabilen UDMA molekülleri ve TCB resinler ve çevresini saran filler partikülleri ile güçlendirilmiş üç boyutlu bir ağ oluştururlar. Bu arada katılmayan su ile materyalin kutusunda sertleşmesi önlenir ve sertleşmenin sadece ışıkla olması garantiye alınır.

İlk hazırlık sonrası Dyract AP'nin polimerize olmuş kısmı ağızdan su emmeye başlar.Ortamda bulunan su ile Dyract AP cam iyonomerde bir iyonik asit-baz reaksiyonu başlatabilmek için gerekli içeriğe sahip olmuştur.

Dolgunun (restorasyonun) büyüklüğüne bağlı olarak bu su emme olayı birkaç ay kadar devam edebilir. Ta ki dolgu maddesi en yüksek seviyeye kadar su absorblayana kadar devam-eder. Son çıkan kompomerlerde de hazırlama reaksiyonunu, baskın olan ışıkla sertleşen serbest radikal polimerizasyonunu takip eden geç asit - baz reaksiyonuna dayanır.

KLİNİK ÖZELLİKLER:

Tutuculuk (Adhesion ); Dyract AP'deki sistemin materyalin kaviteye tutunabilmesi için farklı mekanizması vardır. Bunlardan bir tanesi kendi yapışabilme yeteneğidir. Polyo elektrolyts mine ve denline asit uygulaması yapılmaksızın yapılabilmeyi sağlarlar. Ayrıca karboksil grupları kalsiyum iyonları ile iyonik bir yapışma sağlarlar.

ikinci mekanizma ise primer/adhesive sistemdir. Adhesive deki hidrofilik fosfat grubu PENTA hidroksiapatitteki kalsiyum iyonları ile birleşerek iyonik bir bağlanma sağlarlar. Işıkla sertleşme sırasında adhesivedeki üç metakrilat resin polimerizasyona uğrar. Ve Denlin mineyi restorasyona uygun hale getiren bir hibrit tabaka meydana gelir. Bu tabakanın oluştuğu üretici firmanın elektron mikroskobu altında yaptığı araştırılmalarda saptanmıştır. Bu uygulamada denlin tübüllerinin bir bölümünde açılmalar görülmüştür ama bu açılmalar fosforik asit uygulamasındaki kadar değildir, denlin tübüllerinde bulunan resin artıkları da kompomer primer / adhesive 'in penetrasyonunu doğrular.

Sertleşen adhesivenin üzerine restoratif materyal yerleştikten sonra birleştirici ajanın metakrilat grupları ile restorasyon arasında reaksiyonlar başlar. Dyract'ın üretici firmasının yaptığı uygulamalarda primer - adhesive sistem uygulanmadığında tutuculukta azalma olduğu tespit edilmiştir.

Dyract, diğer resin modifiye cam iyonomerlere veya kimyasal sertleşen cam iyonomerlere göre dentine bağlanması daha fazladır . Bu bağlanabilme yeteneği gün geçtikçe artmaktadır.Hatta Hytac Aplitip' in dentine bağlanma gücü kompozit TPH ile kıyaslanabilecek kadar iyi bulunmuştur. Ama hala kompemerlerin mineye tutunmaları kompozitlerin oldukça gerisindedir. Kompomerin mineye tutunması asit uygulaması ile artırılabileceği söylenmiştir. Eğer mineye 10-35 %’lik fosforik asit kısa süre uygulanırsa tutuculukta artma olacağı belirtilmiştir.

Kuvvetlilik ve Aşınmaya karşı dayanıklılığı: Ağızdaki yüksek çiğneme kuvvetlerine karşı restoratif materyallerin dayanıklılığı, doldurucu (filler) materyalin bu güçlere karşı koyma gücüne bağlıdır. Başlangıç ve uzun dönem basınç kuvvetliliği ve yatay kuvvetlere karşı olan direnç açısından değerlendirildiğinde Dayract konvansiyonel-resin modifıye cam iyonomer simanı aşmıştır. Ve hatta Dayract üzerine yapılan yeni çalışmalar, esneklik, kuvvetlilik ve abrazyona direnç açısından hibrit resin kompozitlerden pekte farkının olmadığı iddia edilmiştir.

Madde kaybı ve aşınma dental restorasyonların ömrünü belirleyen en önemli en kritik parametredir. Üretici firmanın Abrazyon için yaptığı üçlü teste göre, beş yıllık total madde kaybı 200 -250 fjm olarak bulunmuştur. Bu miktar, Prisma TPH için bulunan miktarın, yaklaşık iki katı kadar olduğu tespit edilmiştir. Aşınma derecesi olarak kompomerlerin birbirinden pek bir fakı yoktur. Ama L kuşak ürünlerden, kimyasal sertleşen ve resin modifiye cam iyonomerlere göre daha dayanıklı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Dyract AP ve Hytac Aplitip üzerine yapılan yeni laboratuar çalışmaları, resin kompozitlerle aynı aşınma derecesine sahip olduklarını gösterdi. Daha güvenilir sonuçlar bu restoratif materyallerin uzun süreli klinik çalışmaları sonuçlanınca bulunacaktır. Dyract üzerine yapılan bir diğer çalışmada ise süt dişlerindeki sınıf l ve sınıf 2 kaviteler deki 6 ayda meydana gelen aşınma l00 m, 12 ayda ise 190 m olarak tespit edilmiştir. Klinik olarak yapılan diğer bir kontrol çalışmasında ise; Dyract, 6 ayda 43,3 m , 12 ayda 72,7 m aşınma oluşmuştur. Bu oranlar aynı işlemlere tabi tutulan Prisma TPH'ın 3 katıdır. 24 aylık sonuca göre ise Dyract ve Prismanın aşınma dereceleri sıra ile 113 m ve 63,9 m' dir. Buda klinik olarak kabul edilebilir derecede düşüktür. Aşınma derecelerindeki farklılıkların nedeni tam olarak bilinememektedir ama kullanılan metotların, ölçülerin ve kriterlerin farklılığından kaynaklanır. Son çıkan kompomerler hakkında daha henüz yeterli bir b ilgim iz yoktur.

Florid Salınımı: Dyractm 12 aydan fazla süre' flor salınımı yapabildiği üretici firmanın laboratuar çalışmalarınca tespit edilmiştir. Üretici firmaların sonuçlarına göre flor salınımı bir yıldan sonra devam etmez ama difüzyon oranı devam eder. Molar dişlerde yapılan çalışmalarda en yakın dişte ve kavite duvarlarında 20 m'lik tabakada flor içeriğinin yükseldiği tespit edildi. Kavite duvarında konsantrasyonun düşük olduğu bölgelerde daha ileri giderek 75 m'ye ulaşarak sağlam minede doğal flor oranını sağlar. En yakındaki dişin flor oranını artırarak geleneksel cam iyonomerle aynı antikaryojenik etkiyi gösterir. Dyractm flor salınımının diğer cam iyonomerlerden ve resin kompozitlerden daha az olduğu iddia edilmiştir ama sonuçta cam iyonomerler gibi flor deposu görevi görür. Dyractm flor salınımının üzerine yapılan laboratuar çalışmaları sonucunda bakteriyel aktivitenin (streptekokus mutans) zamanla azaldığı tespit edilmiştir. Yeni üretilen geliştirilen kompomerler orjinallerine göre daha fazla flor salınımı yapar. Bu artış flor içeren partiküllerin çaplarındaki küçülmeye ve primer adhesive sistem içerisine dahil edilen flor'a bağlanabilir.

Görünüm (Estetik) Özellikler: Materyalin estetik özellikleri rengine ve opaklığına bağlıdır. Dyract AP vita renk skalasına göre 12 ayrı renk içerir. Ve yeni kompomerler ilk üretilen birinci jenerasyona göre daha fazla renk içerir. Ayrıca F-2000 ye Compogloss F'in süt dişleri için özel tipleri mevcuttur.

Manupulasyonu ve kullanımı : Kompomerler karıştırma gerekmediği için kullanımı oldukça kolaydır. Tabancası ile materyal direk kaviteye uygulanabilir. Birçok firmanın da farklı (apligatör) araçları mevcuttur.

Yeterli bir primer adhesive uygulaması yapılırsa asit uygulamasının gerekmediği belirtilmiştir. Kompomerin kıvamı, kolayca uygulanıp şekillendirmeye imkan verir. Bunun için çocuk hastalarda oldukça fazla tercih edilir. Çünkü çocuk hastalarda süre kısa tutulmalıdır.

Kompomerlerin polimerizasyon büzülmesi diğer ışıkla sertleşen materyallerle aynıdır. Bu yüzden uygulanımı sırasında Dyract için 3 mm'lik tabakalar halinde diğer yeni kompomerler için ise 2 mm'lik tabakalar halinde uygulanması, kısa süreli ışınlanması ve en sonunda ise 40 sn ışınlanması tavsiye edilmiştir. Bitirilme işlemi ışınlanmadan hemen sonra tungsten corbidfrezlerle ve polisaj diskleri ile yapılabilir.

Klinik özellikleri : Dyrect'ın süt molarlarmdaki restoratif materyal olarak 6-12-24 aylık klinik performanslarının raporları yayınlandı. Bu çalışmalarda postoperatif duyarlılık hiç tesbit edilmedi. Dyract ve Prisma TPH (resin kompozit ) süt dişi restorasyonlarında renk, marjinal bütünlük, uyumluluk, anatomik form ve bir yıl sonundaki sekonder cariesler açısından değerlendirildi. Sadece Prisma TPH'ın aşınma ve kenarlardaki renklenmeler açısından Dyract'tan daha iyi olduğu görüldü. Ayrıca iki materyalinde 2 yıl sonraki aşınma miktarları, ikisinde yenilenmesi gerektiğini gösterdi.

Kısa dönem klinik araştırmalar poliasit modifiye resin kompozitler veya kompomerlerin süt dişlerinde kullanılabilecek güvenilir materyaller olduğunu gösterdi. Ama ne yazık ki aynı çalışmalar daha henüz iyi düzenlenmiş kontrol gruplarından yoksundur. Aynı amaca yönelik diğer materyallerle tam olarak karşılaştırılamamıştır.

SONUÇ:

İçeriğindeki ve kompozisyondaki değişiklikler aynı grupta toplanan hibrit ve resin iyonomer restoratif materyallerin birbirinden ayrılmalarım sağlar. Bu materyaller cam iyonomerlerin tipik özelliklerini, - kimyasal olarak dişe tutunma ve uzun süreli flor salınımı gibi- taşıyabilirlerde taşıyamazlarda. Bunun için çok dikkatli kullanılmalı ve üretici firmanın tavsiyeleri dikkatlice takip edilmelidir. Çünkü değişik hazırlama metodları materyallerin klinik performanslarım etkiler.

Resin modifiye cam iyonomerler ve poliasit modifiye resin kompozitler gün geçtikçe kendini geliştirmektedir. Uzun dönem değerlendirmelerde umut verici bulgular tespit edildi. Eğer klinik özellikleri gözden geçirilebilinirse onlar konvansiyonel restoratif materyallere son derece uygun birer alternatif olacaklardır; özelliklede süt dişlerinde.

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye iconGünümüzde bilginin yenilenme, çoğalma, yayılma hızı ve teknolojideki...

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye iconYaklaşık olarak bir buçuk asırdan beri, gerek Türkiye’de ve gerekse...

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye iconReceb ayının ilk gecesi duaların kabul olduğu çok kıymetli bir geceymiş....

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye iconGünümüzde giderek daha sık duymaya başladığımız

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye iconDers 7 ZİRAİ MÜcadele iLAÇlarinin insan ve çevre sağLIĞina etkileri

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye iconİdeal bir kalp kapak protezinin henüz üretilemediği günümüzde mitral...

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye iconBal ar?lar?ndan insan sa?l??? iзin зok цnemli ьrьnler ьretilmektedir....
Ц 3000 y?llar?nda Mezopotamya’da, ya?ayan Sьmerler bal? bir ilaз gibi tedavi amac?yla kullanm??lard?r

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye iconAğız sıvılarının tümüne tükürük denir. Tükürük kompleks bir salgıdır....

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye iconKekik çok güçlü bir antiseptik olarak biliniyor. Kekik yağıln baharatların...

Bir çok vakada restoratif materyal olarak amalgam tercih edilmektedir. Ama günümüzde amalgamın güvenirliliği, daha ziyade civanın insan sağlığına ve çevreye iconLenf dokusunun kanseri olarak tanımlanıyor. 'Kanser' kelimesi günümüzde...


Tıp




© 2000-2018
kişileri
t.ogren-sen.com